12. sınıf türk dili ve edebiyatı 12. sınıf türk dili ve edebiyatı Sözcükte Anlam testi ve çözümleri – İnteraktif Test
1) 'Sabah erken kalkıp pencereyi açtı.' cümlesinde altı çizili sözcüğün anlam özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Çözüm: 'Açtı' sözcüğü, bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek anlamında kullanılmıştır. Bu, sözcüğün akla gelen ilk ve temel anlamıdır. Bu nedenle gerçek anlamda kullanılmıştır.
2) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sıcak' sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?
Çözüm: 'Sıcak' sözcüğü A, B, D ve E seçeneklerinde ısısı yüksek olan, dokunulduğunda ısı veren fiziksel bir özellik taşımak anlamında, yani gerçek anlamında kullanılmıştır. C seçeneğinde ise 'sıcak bir gülümseme' ifadesi, samimi, içten, sevecen anlamlarına gelmektedir ve bu, sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşarak kazandığı yeni bir anlamdır, yani mecaz anlamdır.
3) 'Türkçe dersinde 'kelime' sözcüğünün eş anlamlısını öğrendik.' cümlesinde tırnak içine alınmış sözcüğün eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
Çözüm: Eş anlamlı (anlamdaş) sözcükler, yazılışları farklı olmasına rağmen anlamları aynı olan sözcüklerdir. 'Kelime' sözcüğünün eş anlamlısı 'sözcük'tür.
4) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zıt (karşıt) anlamlı sözcükler bir arada kullanılmıştır?
Çözüm: Zıt (karşıt) anlamlı sözcükler, birbirinin tamamen karşıtı olan anlamları ifade eden sözcüklerdir. A seçeneğinde 'büyük' ve 'küçük' sözcükleri birbirinin karşıtı olan anlamlara sahiptir. Diğer seçeneklerde zıt anlamlı sözcükler bir arada kullanılmamıştır.
5) 'Futbolcu, topu ağlarla buluşturarak gol attı.' cümlesindeki altı çizili sözcük aşağıdaki alanlardan hangisinin terimi olarak kullanılmıştır?
Çözüm: Terim anlamlı sözcükler, bir bilim, sanat, meslek dalına veya belirli bir konuya özgü kavramları karşılayan sözcüklerdir. 'Gol' sözcüğü, futbol sporuna özgü bir terimdir ve bir maçta topu kaleye sokarak sayı kazanma eylemini ifade eder.
6) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yaz' sözcüğü diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır?
Çözüm: Sesteş (eş sesli) sözcükler, yazılışları ve okunuşları aynı olmasına rağmen anlamları tamamen farklı olan sözcüklerdir. A, C, D ve E seçeneklerinde 'yaz' sözcüğü sıcak mevsim anlamında kullanılmıştır. B seçeneğinde ise 'yaz' sözcüğü harfleri veya işaretleri kağıt vb. üzerine geçirme eylemi anlamında kullanılmıştır. Bu iki 'yaz' sözcüğü sesteştir.
7) 'Uçağın kanadı kalkış sırasında hafifçe titredi.' cümlesinde 'kanat' sözcüğü hangi anlamda kullanılmıştır?
Çözüm: Yan anlam, bir sözcüğün gerçek anlamıyla bağlantısını tamamen koparmadan kazandığı yeni anlamlardır. 'Kanat' sözcüğünün gerçek anlamı kuşların uçmasını sağlayan organdır. Uçağın kanadı ise, kuşa ait kanadın şekil veya işlev benzerliğinden yola çıkarak uçağın yanlara doğru açılan bölümüne verilen addır. Bu, yan anlam örneğidir.
8) 'Ayakları yere basmak' deyiminin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Çözüm: Deyimler, genellikle gerçek anlamlarından uzaklaşarak yeni bir anlam kazanan kalıplaşmış söz öbekleridir. 'Ayakları yere basmak' deyimi, bir kişinin gerçekçi, sağduyulu davrandığını, hayallere kapılmadığını, mantıklı düşündüğünü ifade eder.
9) Aşağıdaki atasözlerinden hangisi 'tutumluluk' ile ilgilidir?
Çözüm: Atasözleri, öğüt veren, yol gösteren kalıplaşmış sözlerdir.
A) Eğitimde erken yaşın önemini vurgular.
B) Küçük birikimlerin zamanla büyüyebileceğini anlatır.
C) 'Sakla samanı gelir zamanı' atasözü, hiçbir şeyi israf etmemek, elindekini geleceği düşünerek biriktirmek ve değerlendirmek anlamını taşır ki bu da tutumlulukla doğrudan ilgilidir.
D) Zor zamanlar için birikim yapmanın önemini vurgular, bu da tutumluluğun bir yönüdür.
E) Birlikteliğin önemini vurgular.
Bu atasözleri arasında 'tutumluluk' kavramını en geniş ve doğrudan şekilde ifade eden C seçeneğidir.
10) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük genel anlamıyla kullanılmıştır?
Çözüm: Genel anlamlı sözcükler, bir türün tamamını, bir kavramın bütününü ifade ederken, özel anlamlı sözcükler o türün veya kavramın sadece bir tanesini veya bir bölümünü ifade eder. A seçeneğinde 'kitap' sözcüğü, herhangi bir kitabı değil, bütün kitapları, yani 'kitap' kavramını genel olarak ifade etmektedir. Diğer seçeneklerde ise altı çizili sözcükler (roman, çiçek, köpek, meyve) belirli, tekil örnekler olarak kullanıldığı için özel anlamlıdır.
11) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'nitel anlamlı' bir sözcük kullanılmıştır?
Çözüm: Nitel anlamlı sözcükler varlıkların nasıl olduğunu, özelliklerini, kalitesini anlatır ve sayılamaz veya ölçülemez özelliklerdir. Nicel anlamlı sözcükler ise varlıkların sayılabilen, ölçülebilen, azalıp çoğalabilen özelliklerini anlatır. D seçeneğindeki 'dürüst' sözcüğü, Ahmet'in kişiliğinin bir özelliği olup sayılamaz veya ölçülemez olduğu için nitel anlamlıdır. A seçeneğindeki 'büyük' sözcüğü (dalların fiziksel boyutu), B, C ve E seçeneklerindeki sözcükler ise doğrudan sayı veya miktar belirttiği için nicel anlamlıdır.
12) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soyut anlamlı bir sözcük kullanılmamıştır?
Çözüm: Somut anlamlı sözcükler beş duyu organımızdan en az biriyle algılayabildiğimiz varlıkları ve kavramları karşılar. Soyut anlamlı sözcükler ise beş duyu organımızdan hiçbiriyle algılayamadığımız, zihnimizde var olan kavramları karşılar. A, B, C ve E seçeneklerindeki 'mutluluk', 'cesaret', 'sabır' ve 'sevgi' sözcükleri beş duyu organıyla algılanamayan, soyut kavramlardır. D seçeneğindeki 'kuşlar' ise görülebilen, duyulabilen canlılar olduğu için somut anlamlıdır.
13) 'Taşımak' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'üzerinde bulundurmak, giyinmek' anlamında kullanılmıştır?
Çözüm: 'Taşımak' sözcüğü Türkçede çok anlamlı bir sözcüktür.
A) Bir yerden başka bir yere götürmek.
B) İçinde yaşatmak, hissetmek.
C) Bir özellik, nitelik veya tavır sergilemek, üzerinde bulundurmak, yansıtmak. Bu kullanım, bir elbisenin belirli bir 'hava'yı (görünüş, etki) 'üzerinde bulundurması' veya 'yansıtması' anlamındadır.
D) Bir yükü sırtında veya üzerinde bulundurmak (gerçek anlam ya da mecaz).
E) Söz getirip götürmek, dedikodu yapmak.
Seçenek C, bir elbisenin bir havayı, yani bir özelliği veya görünümü 'üzerinde bulundurmak' anlamında kullanıldığı için doğru cevaptır.
14) 'İğne ile kuyu kazmak' deyimiyle anlatılmak istenen durum aşağıdakilerden hangisidir?
Çözüm: 'İğne ile kuyu kazmak' deyimi, bir işi gerçekleştirmek için aşırı derecede güçlük çekmek, çok büyük bir çaba sarf etmek, son derece zor ve yorucu bir işe girişmek anlamında kullanılır. Buradaki temel vurgu, işin zorluğu ve uzun sürmesidir.
15) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, 'özenle, dikkatle' anlamlarına yakın bir sözcükle yer değiştirebilir?
Çözüm: 'Özenle, dikkatle' anlamlarına en yakın sözcük 'titiz'dir. 'Titiz bir çalışma', büyük bir dikkat ve özenle yapılan bir çalışmayı ifade eder.
B) Gayretli: Çaba harcayarak.
C) Ciddi: Önemli, şaka kaldırmaz.
D) Akıcı: Kolayca anlaşılır, kesintisiz.
E) Ayrıntılı: Detaylı, teferruatlı.
Dolayısıyla A seçeneğindeki 'titiz' sözcüğü, 'özenle, dikkatle' anlamlarını en iyi karşılar.
16) 'Son yıllarda ülkemizin nüfusu giderek artış gösteriyor.' cümlesindeki olası bir anlatım bozukluğu, altı çizili sözcüğün yerine aşağıdaki sözcüklerden hangisi getirilerek giderilebilir?
Çözüm: 'Nüfus' kelimesi, bir bölgedeki insan topluluğunun toplam 'sayısı'nı ifade eder. 'Nüfus artış gösteriyor' ifadesi anlam açısından doğru olsa da, bazı anlatım inceliklerinde 'nüfus'un artış gösteren yönünün onun sayısal değeri olduğu düşünülür. Bu bağlamda, 'ülkemizin nüfus sayısı' ifadesi, 'nüfus'un ölçülebilen ve değişen yönünü daha belirgin kılarak anlatımı daha net hale getirebilir ve potansiyel bir kavramsal eksikliği giderebilir. Bu tür ayrımlar YKS'de kavramsal incelikleri ölçmeye yönelik sorularda karşılaşılabilecek durumları yansıtır.
17) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili söz öbeği, 'bir konuyu derinlemesine düşünmeden, üstünkörü ele almak' anlamında kullanılmıştır?
Çözüm:
A) **İpe un sermek:** İşi yokuşa sürmek, zorlaştırmak.
B) **Kalın kafalı:** Zor anlayan, zeka düzeyi düşük.
C) **Ayaküstü:** Durup dinlenmeden, hızlıca, özenmeden, üstünkörü. Bu anlam, 'bir konuyu derinlemesine düşünmeden, üstünkörü ele almak' ifadesini karşılar.
D) **Can kulağıyla dinlemek:** Çok dikkatle, özenle dinlemek.
E) **İnce eleyip sık dokumak:** Bir işi titizlikle, ayrıntılı bir şekilde incelemek, araştırmak.
Bu durumda, C seçeneğindeki 'ayaküstü' söz öbeği, belirtilen anlamı en iyi karşılamaktadır.
18) 'Hafta sonu doğanın **kucağında** dinlenmek bana iyi geldi.' cümlesinde altı çizili sözcüğün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisiyle benzer bir çağrışım uyandırmaktadır?
Çözüm: 'Doğanın kucağında' ifadesi, doğanın insanı tıpkı bir anne kucağı gibi sardığını, ona şefkat ve güvenlik verdiğini çağrıştırır. Bu ifade, sadece fiziksel bir yeri değil, aynı zamanda duygusal bir sığınma ve rahatlama halini de simgeler. Diğer seçenekler doğayla ilişkilendirilebilecek özellikler olsa da, 'kucak' sözcüğünün ana çağrışımı olan 'şefkat' ve 'güvenlik' hissini en iyi yansıtan A seçeneğidir. Bu, kişileştirme yoluyla kurulan güçlü bir benzetmedir.
19) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soyut bir kavram somutlaştırılarak anlatılmıştır?
Çözüm: Somutlama, soyut bir kavramı daha iyi anlatabilmek için somut bir varlığa benzeterek veya onun özelliklerini yükleyerek anlatmaktır.
A) Umut (soyut) ve inanç (soyut) -> somutlama yok.
B) Sevgi (soyut) ve duygu (soyut) -> somutlama yok.
C) Cesaret (soyut) ve erdem (soyut) -> somutlama yok.
D) Adalet (soyut) kavramı, toplum yapısını ayakta tutan fiziksel bir yapı olan 'temel direği' (somut) ile anlatılarak somutlaştırılmıştır.
E) Bilinç (soyut) ve işleyiş (soyut) -> somutlama yok.
Bu durumda, D seçeneği soyut bir kavramın somutlaştırılarak anlatılmasına örnek teşkil etmektedir.
20) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla 'kaçınılmaz' sözcüğünün yerine kullanılsa bir anlam daralmasına veya farklılaşmasına yol açmaz?
Çözüm: 'Kaçınılmaz' sözcüğü, 'oluşu, gerçekleşmesi engellenemeyen, önüne geçilemeyen' anlamındadır.
A) **Mukadder:** Alın yazısı, kaderde olan, ilahi bir güce göre önceden belirlenmiş olan. Kaderde olan bir şeyin önüne geçilemez, yani kaçınılmazdır. Bu nedenle 'mukadder' ve 'kaçınılmaz' anlamca birbirine çok yakındır ve bir anlam daralmasına veya farklılaşmasına yol açmaz.
B) **Zorunlu:** Yapılması gerekli olan, mecbur. Her zorunlu durum kaçınılmaz değildir; bir şeyi yapmak zorunda kalmakla, o şeyin mutlaka gerçekleşmesi farklı anlamlar taşır.
C) **Mutlak:** Kesin, tartışmasız, şartsız. 'Mutlak gerçek' kesin gerçektir, 'kaçınılmaz gerçek' ise oluşması engellenemeyen gerçektir. Anlamları farklıdır.
D) **Şüphesiz:** Kuşkusuz, kesinlikle. Bu, bir durumun kesinliğini ifade eder, ancak onun 'engellenemez' veya 'önüne geçilemez' olduğunu değil.
E) **Yazılı:** Yazılmış olan. Burada mecazi olarak 'kaderde yazılı' anlamına gelse de, 'kaçınılmaz' ile birebir örtüşmez, daha çok bir inanç sistemine gönderme yapar.
Dolayısıyla 'mukadder' sözcüğü, 'kaçınılmaz' ile en benzer anlamı taşır ve onun yerine kullanıldığında cümlenin ana anlamını korur.
Skor: 0/0 (0%)
Sözcükte Anlam
Sözcükte Anlam konusunda kapsamlı bir anlatım aşağıdadır.