Sınav Soruları, Testler, Çıkmış Sınav Soruları

10. sınıf kimya 10. sınıf kimya Karışımlar testi ve çözümleri

10. sınıf kimya 10. sınıf kimya Karışımlar testi ve çözümleri – İnteraktif Test

1) Aşağıdakilerden hangisi, birden fazla maddenin kendi kimyasal özelliklerini kaybetmeden bir araya gelmesiyle oluşan, fiziksel yöntemlerle ayrılabilen yapıların genel adıdır?

Çözüm: Karışımlar, birden fazla maddenin kimyasal özelliklerini kaybetmeden bir araya gelmesiyle oluşan ve fiziksel yöntemlerle ayrılabilen yapılardır. Elementler ve bileşikler saf maddelerdir; atom ve molekül ise maddenin yapı taşlarıdır.

2) Ayşe, mutfakta annesiyle salata yaparken marul, domates, salatalık gibi farklı sebzeleri bir araya getirmiştir. Bu salata, aşağıda verilen karışım türlerinden hangisine en iyi örnektir?

Çözüm: Salata, içerisindeki farklı bileşenlerin gözle ayırt edilebildiği, her yerinde aynı özelliği göstermeyen bir karışımdır. Bu nedenle heterojen karışıma örnektir.

3) Tuzun suda çözünmesiyle oluşan tuzlu su, özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki karışım türlerinden hangisine girer?

Çözüm: Tuz suda çözündüğünde, tuz tanecikleri su içinde gözle görülemeyecek kadar küçük parçacıklar halinde dağılır ve karışımın her yerinde aynı özelliği gösterir. Bu tür karışımlara homojen karışım veya çözelti denir.

4) Aşağıdaki karışımlardan hangisi 'süspansiyon' türüne örnek verilebilir?

Çözüm: Süspansiyonlar, katı bir maddenin bir sıvı içinde dağılmasıyla oluşan ve katı taneciklerinin zamanla dibe çökebildiği heterojen karışımlardır. Türk kahvesi (telvesiyle birlikte) bu duruma iyi bir örnektir; telve suda çözünmez ve dibe çöker. Hava, şekerli su, kolonya ve deniz suyu homojen karışımlardır.

5) Kum ve çakıl taşı karışımını birbirinden ayırmak için en uygun yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Çözüm: Kum ve çakıl taşı gibi farklı boyutlardaki katı taneciklerden oluşan bir karışımı ayırmak için, eleme veya süzme gibi tanecik boyutu farkına dayalı yöntemler kullanılır. Burada en uygun ifade süzmedir, eleme de bir süzme türü olarak düşünülebilir.

6) Bir öğrenci, aşağıdaki karışımları ayırmak için kullanılabilecek yöntemleri eşleştirmek istiyor: I. Demir tozu ve kum karışımı II. Zeytinyağı ve su karışımı III. Tuzlu su Bu karışımlar için doğru ayırma yöntemleri sırasıyla hangi seçenekte verilmiştir?

Çözüm: I. Demir tozu mıknatıs tarafından çekildiği için mıknatıslama yöntemiyle kumdan ayrılır. II. Zeytinyağı ve su birbirine karışmayan (heterojen) sıvılar olup yoğunluk farkından yararlanılarak ayırma hunisi ile ayrılır. III. Tuzlu su homojen bir karışımdır ve tuzu sudan ayırmak için suyun buharlaştırılması veya damıtma (su buharlaştırılıp tekrar yoğunlaştırılır) yöntemleri kullanılır. Seçeneklerde damıtma daha genel ve yaygın bir çözümdür, tuzu elde etmek için buharlaştırma da olabilir ama suyu da geri kazanmak için damıtma tercih edilir. Buna göre en uygun eşleştirme 'Mıknatıslama, ayırma hunisi, damıtma' seçeneğidir.

7) Katı bir maddenin sıvı içerisinde çözünürlüğünü aşağıdaki faktörlerden hangisi genellikle artırır?

Çözüm: Katıların sıvı içerisindeki çözünürlüğü genellikle sıcaklık arttıkça artar. Basıncın katı-sıvı çözünürlüğüne etkisi ihmal edilebilir. Temas yüzeyini artırmak (katıyı küçük parçalara ayırmak) ve karıştırmak çözünme hızını artırır ancak çözünürlüğü (birim hacimde çözünebilen madde miktarını) doğrudan etkilemez.

8) Belirli bir sıcaklık ve basınçta, bir çözücüde çözebileceği maksimum madde miktarını çözmüş olan çözeltiye ne ad verilir?

Çözüm: Belirli bir sıcaklık ve basınçta, bir çözücüde çözebileceği maksimum madde miktarını çözmüş olan çözeltiye 'doymuş çözelti' denir. Doymamış çözelti daha fazla çözebilen, aşırı doymuş çözelti ise normalde çözünenden daha fazlasını içeren dengesiz bir çözeltidir. Seyreltik ve derişik ifadeleri ise çözünen madde miktarının azlığını veya çokluğunu niteler.

9) 100 gram suya 25 gram tuz eklenerek hazırlanan bir çözeltideki tuzun kütlece yüzde derişimi kaçtır?

Çözüm: Kütlece yüzde derişim = (Çözünen kütlesi / Çözelti kütlesi) * 100 formülüyle bulunur. Çözünen kütlesi = 25 g (tuz) Çözücü kütlesi = 100 g (su) Çözelti kütlesi = Çözünen kütlesi + Çözücü kütlesi = 25 g + 100 g = 125 g Kütlece yüzde derişim = (25 g / 125 g) * 100 = (1/5) * 100 = %20

10) Aşağıdakilerden hangisi çözeltilerin özelliklerinden değildir?

Çözüm: Çözeltiler homojen karışımlardır, tek fazlıdırlar ve bileşenlerine fiziksel yöntemlerle ayrılabilirler. Ancak, çözeltilerin bileşenleri arasında belirli bir oran yoktur; bu oran değiştikçe çözeltinin yoğunluğu ve kaynama noktası da değişir. Yoğunluk ve kaynama noktası sabit olma özelliği saf maddelere (elementler ve bileşikler) aittir.

11) Bir çözeltideki çözünen maddenin miktarının, çözücü veya çözelti miktarına oranını ifade eden kavrama ne ad verilir?

Çözüm: Çözeltideki çözünen maddenin çözücü veya çözelti miktarına oranını ifade eden kavrama 'derişim' denir. Derişim, çözeltinin ne kadar 'yoğun' veya 'seyreltik' olduğunu gösterir. Çözünürlük ise belirli bir sıcaklıkta çözücünün maksimum çözebileceği madde miktarıdır.

12) Laboratuvarda, iki sıvının kaynama noktaları arasındaki farktan yararlanılarak karışımdan ayrılması işlemi için hangi yöntem kullanılmalıdır?

Çözüm: Kaynama noktaları farklı olan sıvı-sıvı homojen karışımları (çözeltileri) ayırmak için 'ayrımsal damıtma' yöntemi kullanılır. Bu yöntemle, düşük kaynama noktasına sahip sıvı önce buharlaşır ve yoğunlaştırılarak toplanır.

13) Aşağıdaki karışımlardan hangisi 'kolloid' sınıfına örnek teşkil eder?

Çözüm: Kolloidler, çözücü içinde dağılan taneciklerin boyutu çözelti taneciklerinden büyük, süspansiyon taneciklerinden küçük olan heterojen karışımlardır. Sis (havada asılı su damlacıkları), süt, mayonez gibi örnekler kolloidlere girer. Bronz ve tuzlu su homojen (çözelti), çamurlu su ise süspansiyondur, sirke de bir çözeltidir.

14) Deniz suyunun buharlaştırılarak içindeki tuzun ayrılması işlemi, hangi fiziksel özelliğin farkına dayanır?

Çözüm: Deniz suyundaki tuz katı, su ise sıvıdır. Suyun kaynama noktası tuza göre çok daha düşüktür. Su buharlaştırıldığında, tuz dibe çöker. Bu işlem, su ve tuzun kaynama noktaları arasındaki farka dayanır. Su buharlaşırken tuz katı halde kalır.

15) Şekerli su çözeltisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Çözüm: Şekerli su, şeker ve suyun fiziksel yöntemlerle bir araya geldiği homojen bir karışımdır. Bileşenleri (şeker ve su) buharlaştırma veya damıtma gibi fiziksel yöntemlerle ayrılabilir, kimyasal yöntemlerle değil. Çözeltilerin koligatif özelliklerinden dolayı, şekerli suyun kaynama noktası saf sudan yüksek, donma noktası ise saf sudan düşüktür.

16) 200 mL suda 0,2 mol NaOH (sodyum hidroksit) çözülerek hazırlanan çözeltinin molar derişimi (molaritesi) kaçtır? (Suyun hacim değişimi ihmal edilecektir.)

Çözüm: Molarite (M) = Çözünen mol sayısı / Çözelti hacmi (L) formülüyle bulunur. Çözünen mol sayısı = 0,2 mol NaOH Çözelti hacmi = 200 mL = 0,2 L Molarite = 0,2 mol / 0,2 L = 1,0 M

17) Aşağıdaki ifadelerden hangisi çözünürlüğe etki eden faktörlerden biri değildir?

Çözüm: Sıcaklık, basınç (özellikle gazların sıvılardaki çözünürlüğünde) ve çözücü-çözünenin kimyasal yapısı (benzer benzeri çözer ilkesi) çözünürlüğü etkileyen temel faktörlerdir. Ortak iyon etkisi, iyonik bileşiklerin çözünürlüğünü azaltır. Karıştırma, çözünme hızını artırır ancak belirli bir sıcaklık ve basınçtaki maksimum çözünürlük miktarını (yani çözünürlüğü) değiştirmez.

18) Kış aylarında buzlanmayı önlemek için yollara tuz serpilmesi olayı, çözeltilerin hangi koligatif özelliğinin günlük hayattaki bir uygulamasıdır?

Çözüm: Kışın yollara tuz serpilmesi, suyun donma noktasını düşürerek buz oluşumunu engeller veya mevcut buzu eritir. Bu durum, çözeltilerde çözünen madde eklendiğinde saf çözücünün donma noktasının düşmesi anlamına gelen 'donma noktası alçalması' koligatif özelliğinin bir uygulamasıdır.

19) Aşağıdaki karışım türlerinden hangisi, dağılan fazın dağıtan faz içinde gözle görülemeyecek kadar küçük tanecikler halinde asılı kaldığı, ancak zamanla çökelme göstermeyen ve ışığı saçma (Tyndall etkisi) özelliği gösterebilen bir sistemdir?

Çözüm: Tanımlanan özellikler (gözle görülemeyecek kadar küçük tanecikler, çökelmeme, ışığı saçma - Tyndall etkisi) 'kolloid' sistemlere aittir. Çözeltilerde tanecikler çok küçüktür ve ışığı saçmaz. Süspansiyonlarda tanecikler büyüktür ve zamanla çökelir. Emülsiyonlar da bir tür kolloid olabilir (sıvı-sıvı), ancak genel tanım kolloidi işaret eder. Element saf maddedir.

20) Bir çözeltinin derişimini ifade etmek için kullanılan ppm (parts per million) birimi, özellikle hangi tür çözeltilerin derişimini belirtmede tercih edilir?

Çözüm: ppm (milyonda bir kısım), özellikle çok seyreltik çözeltilerde, yani çözünen maddenin miktarının çok az olduğu durumlarda derişimi ifade etmek için kullanılır. Bu, genellikle su kirliliği, hava kirliliği veya eser elementlerin miktarı gibi alanlarda karşımıza çıkar. Çok derişik çözeltiler için kütlece/hacimce yüzde veya molarite gibi birimler tercih edilir.
Skor: 0/0 (0%)

Karışımlar

Karışımlar konusunda kapsamlı bir anlatım aşağıdadır.

Paylaş:

WhatsApp
Facebook
Twitter

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar