Sınav Soruları, Testler, Çıkmış Sınav Soruları

9. sınıf türk dili ve edebiyatı 9. sınıf türk dili ve edebiyatı Sözcükte Anlam testi ve çözümleri

9. sınıf türk dili ve edebiyatı 9. sınıf türk dili ve edebiyatı Sözcükte Anlam testi ve çözümleri – İnteraktif Test

1) 'Kuşlar sıcak ülkelere göç etti.' cümlesindeki 'sıcak' sözcüğünün anlam özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Çözüm: 'Sıcak' sözcüğü, bu cümlede hava durumuyla ilgili olarak temel ve ilk akla gelen anlamında kullanılmıştır. Dolayısıyla gerçek anlamdadır.

2) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'perde' sözcüğü terim anlamıyla kullanılmıştır?

Çözüm: Terim anlam, bir bilime, sanata veya mesleğe özgü kavramları karşılayan sözcüklerdir. 'Tiyatro perdesi' ifadesindeki 'perde', tiyatro sanatına ait bir terimdir. Diğer seçeneklerde 'perde' gerçek veya mecaz anlamda kullanılmıştır.

3) Sesteş (eş sesli) sözcükler, yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları farklı olan sözcüklerdir. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün sesteşi *yoktur*?

Çözüm: 'Yaz' (yazmak fiili, yaz mevsimi), 'yüz' (yüzmek fiili, yüz organı, yüz sayısı), 'gül' (gülmek fiili, gül çiçeği), 'ek' (ekmek fiili, ekmek eylemi) sözcüklerinin sesteşleri varken, 'oku' fiilinin sesteşi yoktur. 'Oku' sadece 'okumak' eylemini ifade eder.

4) 'Karanlık' sözcüğünün zıt (karşıt) anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?

Çözüm: 'Karanlık' sözcüğünün karşıtı, ışığın olduğu durumu ifade eden 'aydınlık' sözcüğüdür. Diğer seçenekler ya eş anlamlı değildir ya da farklı kavramlardır.

5) 'Arkadaşım, sınavdan düşük not aldığını öğrenince etekleri zil çaldı.' cümlesindeki deyimin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

Çözüm: 'Etekleri zil çalmak' deyimi, bir olay veya haber karşısında aşırı derecede sevinmek, coşku duymak anlamına gelir. Bu nedenle 'çok sevinmek' doğru cevaptır.

6) Aşağıdaki atasözlerinden hangisi 'işi zamanında ve eksiksiz yapmanın önemini' vurgulamaktadır?

Çözüm: 'Bugünün işini yarına bırakma' atasözü, yapılacak işlerin vaktinde yapılması gerektiğini, ertelenmemesini ve böylece birikim veya sorun yaşanmamasını öğütler. Bu da işi zamanında yapmanın önemini vurgular.

7) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük somut anlamda kullanılmıştır?

Çözüm: Somut anlam, beş duyumuzdan herhangi biriyle algılayabildiğimiz kavramları ifade eder. 'Kitap', gözle görülebilen, elle tutulabilen somut bir varlıktır. Diğer sözcükler ('hatırlarım' eylem, 'çaba', 'umut', 'zorluklar' soyut kavramlardır) soyut anlamdadır.

8) Aşağıdaki sözcükler genelden özele doğru sıralandığında dördüncü sırada hangi sözcük yer alır? I. Kitap II. Varlık III. Roman IV. Eser V. Çalıkuşu Romanı

Çözüm: Sözcükleri genelden özele doğru sıralarsak: Varlık (II) > Eser (IV) > Kitap (I) > Roman (III) > Çalıkuşu Romanı (V). Bu sıralamada dördüncü sırada 'Roman' yer alır.

9) 'Yazar, romanında kahramanının iç dünyasını öyle bir **ayna** gibi yansıtmış ki okuyucu kendini o karakterle bütünleşmiş hissediyor.' Bu cümlede altı çizili 'ayna' sözcüğünün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

Çözüm: Burada 'ayna gibi yansıtmak' ifadesi, yazarın kahramanın iç dünyasını hiçbir çarpıtmaya veya yanlılığa yer vermeden, olduğu gibi, tüm gerçekliğiyle gözler önüne serdiğini anlatır. Bu nedenle 'doğru ve tarafsız bir şekilde gösteren' en uygun anlamdır.

10) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'telaşlanmak' sözcüğüne yakın anlamlı bir kullanım söz konusudur?

Çözüm: 'Eli ayağına dolanmak' deyimi, acele ve şaşkınlık içinde ne yapacağını bilememek, telaşlanmak anlamına gelir. Diğer seçenekler sevinç, hız, üzüntü veya sadece şaşkınlık ifade ederken, telaşlanmaya en yakın anlam bu deyimdedir.

11) 'Çekmek' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır?

Çözüm: A, B, D ve E seçeneklerinde 'çekmek' sözcüğü fiziksel olarak bir şeyi bir yere doğru hareket ettirme veya bir şeyi elde etme (fotoğraf çekmek) anlamında kullanılırken, C seçeneğindeki 'çekemiyorum' sözcüğü mecazi olarak 'dayanamıyorum, tahammül edemiyorum' anlamında kullanılmıştır.

12) 'Her yaz tatile gitmek, insanın hayatındaki monotonluğu ____ ve ona yeni bir enerji ____.' Yukarıdaki boşluklara sırasıyla hangi sözcükler getirilmelidir?

Çözüm: Cümledeki boşlukları en uygun ve doğal şekilde dolduran sözcükler 'giderir' ve 'katar'dır. 'Monotonluğu gidermek' ve 'enerji katmak' kalıp ifadelerdir ve cümlenin akışına tam olarak uyar.

13) Hayatın karmaşık labirentlerinde yol alırken, bazen kendimize sormamız gereken en önemli soru şudur: Gerçekten ne arıyoruz? İçimizdeki o **pusulası şaşmış gemiciyi** sakinleştirmek için hangi limanlara demir atmalıyız? Bu parçada altı çizili 'pusulası şaşmış gemici' söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Çözüm: 'Pusulası şaşmış gemici', ne yöne gideceğini bilemeyen, hedefsiz, kararsız ve yolunu kaybetmiş bir kişiyi simgeler. Hayat bağlamında bu, bir amacı, yönü veya hedefi olmayan kişiyi ifade eder.

14) Eleştirmen, yazarın son kitabını yerden yere vurdu; ancak okuyucuların yorumları genelde olumluydu. Bu cümlede 'yerden yere vurmak' ifadesinin cümleye kattığı anlam ve yazarın kitabı hakkındaki genel yargı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Çözüm: 'Yerden yere vurmak' deyimi, bir şeyi çok kötülemek, şiddetle eleştirmek ve kınamak anlamına gelir. Dolayısıyla eleştirmenin yazarın kitabı hakkındaki yargısı 'kınamak' ve genel olarak 'olumsuz' bir değerlendirmedir.

15) Eski Türk evlerindeki pencerelerin ahşap kepenkleri, sadece güneşi değil, zamanın kendisini de içeri almazdı sanki. Her kepenk, bir sırrı, bir anıyı ve o evin dinginliğini koruyan birer **bekçi**ydi. Bu parçada 'bekçi' sözcüğüyle kepenklerin hangi özelliği vurgulanmıştır?

Çözüm: Metinde kepenklerin sadece fiziki bir koruma sağlamadığı, aynı zamanda 'zamanın kendisini içeri almadığı', 'bir sırrı, bir anıyı ve evin dinginliğini koruduğu' belirtilmiştir. Bu durum, kepenklerin geçmişi ve iç huzuru muhafaza etme işlevini, yani mecazi bir 'bekçilik' görevi üstlendiğini vurgular.

16) Aşağıdaki cümlelerde geçen 'acı' sözcüğünün kazandığı anlamlardan hangisi diğerlerinden farklıdır? I. Biberin **acı** tadı dilimi yaktı. II. Çocukluğunda yaşadığı **acı** günler onu olgunlaştırdı. III. Ayrılık, her iki tarafa da büyük bir **acı** verdi. IV. Annesinin hasta olması ona büyük **acı** yaşattı. V. **Acı** sözleri, kalbimi derinden yaraladı.

Çözüm: I numaralı cümlede 'acı', fiziksel bir tat duyusunu (ekşi, tatlı, tuzlu gibi) ifade ederken, diğer cümlelerdeki 'acı' sözcüğü duygusal ıstırap, üzüntü, elem veya dokunaklı, incitici olma gibi manevi anlamlarda kullanılmıştır.

17) Kelimelerin dans ettiği, cümlelerin akıp gittiği, her paragrafın ayrı bir melodi taşıdığı bu roman, okuyucuyu alıp başka diyarlara götürüyor. Bu cümlede altı çizili ifade, yazarın anlatımına hangi özelliği katmaktadır?

Çözüm: 'Kelimelerin dans etmesi', 'cümlelerin akıp gitmesi', 'paragrafın melodi taşıması' gibi mecazi ifadeler, yazarın kullandığı dilin estetik gücünü, akıcılığını, ahenkli ve sanatlı yapısını vurgular. Bu da okuyucuda edebi bir tat bırakmayı amaçlar.

18) Bu topraklarda yüzlerce yıldır süregelen gelenekler, adeta bir **ağacın kökleri** gibi sağlam ve derindir. Bu cümlede altı çizili söz öbeğinin yerine aşağıdaki sözcüklerden hangisi *getirilemez*?

Çözüm: 'Ağacın kökleri' söz öbeği, geleneklerin sağlamlığını, derinliğini, kalıcılığını, dayandığı temelini ve beslendiği kaynakları simgeler. 'Temelleri', 'dayanak noktaları', 'özü' ve 'beslendiği kaynaklar' bu anlamlara yakın veya eş anlamlıdır. Ancak 'dış görünüşü' bu anlamlarla tamamen zıt ve alakasızdır; kökler içsel ve derin unsurları ifade ederken, dış görünüş yüzeyseldir.

19) Kimi yazarlar, eserlerinde derin anlamlar gizleyerek okuyucunun zihninde bir **uyanış** yaratırken, kimileri ise sadece yüzeyde kalır. Bu cümlede altı çizili 'uyanış' sözcüğünün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

Çözüm: Edebi eserler bağlamında 'uyanış' sözcüğü, okuyucunun yeni bir düşünceye, farkındalığa veya bakış açısına ulaşmasını, yani zihinsel ve duygusal bir bilinçlenme yaşamasını ifade eder. Diğer seçenekler genellikle daha somut veya farklı bağlamlarda kullanılır.

20) Toplumsal olaylara karşı 'üç maymunu oynamak' yerine, her bireyin olaylara kayıtsız kalmayıp, sorumluluk alması ve çözüm üretmeye çalışması gerekir. Bu cümlede 'üç maymunu oynamak' deyimiyle anlatılmak istenen ve cümlenin genelinde vurgulanan düşünce aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Çözüm: 'Üç maymunu oynamak' deyimi, 'görmedim, duymadım, söylemedim' diyerek gerçekleri bilerek görmezden gelmek, duymazdan gelmek ve tepkisiz kalmak anlamına gelir. Cümlenin genelinde ise bu duruma karşı çıkılarak, olaylara kayıtsız kalınmaması ve sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Skor: 0/0 (0%)

Sözcükte Anlam

Sözcükte Anlam konusunda kapsamlı bir anlatım aşağıdadır.

Paylaş:

WhatsApp
Facebook
Twitter

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar