Sınav Soruları, Testler, Çıkmış Sınav Soruları

8. sınıf türkçe 8. sınıf türkçe Parçada Anlam testi ve çözümleri

8. sınıf türkçe 8. sınıf türkçe Parçada Anlam testi ve çözümleri – İnteraktif Test

1) Bir ağacın yaşamı, tohumla başlar. Toprağa düşen minik tohum, su ve güneşin yardımıyla yavaş yavaş filizlenir. Zamanla kökleri toprağın derinliklerine uzanır, gövdesi kalınlaşır ve dalları gökyüzüne doğru yükselir. Her mevsim farklı bir güzellikle donanır: ilkbaharda yemyeşil yapraklar açar, yazın meyve verir, sonbaharda renk cümbüşüne bürünür ve kışın karla kaplı uykuda bekler. Ağaçlar, bize sadece oksijen sağlamakla kalmaz, aynı zamanda kuşlara yuva, insanlara gölge ve huzur sunar.

Çözüm: Paragrafın genelinde, bir tohumun toprağa düşmesinden başlayarak nasıl bir ağaca dönüştüğü, köklerinin, gövdesinin ve dallarının nasıl geliştiği anlatılmaktadır. Mevsimlerin etkisi ve faydaları da bu dönüşümün birer parçası olarak sunulmuştur. Bu nedenle paragrafın konusu, 'Tohumdan ağaca dönüşüm süreci'dir. Diğer seçenekler paragrafta değinilen unsurlar olsa da paragrafın ana konusu değildir.

2) Teknoloji, hayatımızı pek çok yönden kolaylaştırmıştır. Akıllı telefonlarımız sayesinde dünyanın her yerindeki sevdiklerimizle anında iletişim kurabiliyor, internet aracılığıyla dilediğimiz bilgiye saniyeler içinde ulaşabiliyoruz. Eskiden saatler süren bankacılık işlemleri, artık birkaç dokunuşla halledilebiliyor. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan eğlenceye kadar pek çok alanda teknoloji, bize zaman kazandıran ve hayat kalitemizi artıran yenilikler sunuyor. Ancak teknolojinin bilinçli kullanılması, bu faydaları sürdürmek için çok önemlidir.

Çözüm: Metinde, teknolojinin iletişim, bilgiye erişim, bankacılık gibi farklı alanlardaki pratik örnekleriyle hayatımızı nasıl daha basit ve hızlı hale getirdiği vurgulanmaktadır. 'Kolaylaştırmıştır', 'zaman kazandıran', 'hayat kalitemizi artıran' gibi ifadeler ana düşünceyi destekler. Diğer seçenekler, ana düşüncenin alt başlıkları veya destekleyici ayrıntılarıdır.

3) Küçük Kara Balık, denizin derinliklerinde yaşayan ve hep daha fazlasını merak eden bir balıktı. Diğer balıklar gibi sadece yaşadığı küçük dereyle yetinmek yerine, okyanusun diğer ucunda neler olduğunu öğrenmek istiyordu. Bu merakı onu zorlu bir yolculuğa sürükledi. Pek çok tehlikeyle karşılaştı, farklı canlılarla tanıştı ve her defasında yeni şeyler öğrendi. Sonunda okyanusa ulaştığında, hayatın sandığından çok daha büyük ve renkli olduğunu fark etti.

Çözüm: Metinde, Küçük Kara Balık'ın 'merak' duygusuyla harekete geçtiği, bu merakın onu yeni yerlere ve deneyimlere sürüklediği açıkça belirtilmektedir. 'Hep daha fazlasını merak eden', 'okyanusun diğer ucunda neler olduğunu öğrenmek istiyordu' ifadeleri, ana düşüncenin merak olduğunu gösterir. Balığın yolculuğu ve karşılaştığı zorluklar, bu merakın bir sonucudur.

4) Sanat, insanlık tarihinin her döneminde var olmuş, toplumların duygu ve düşüncelerini ifade etme biçimi olmuştur. Resim, müzik, edebiyat, heykel gibi farklı dallarıyla sanat, bizi bambaşka dünyalara taşır. Bazen bir tabloya bakarken geçmişe yolculuk yapar, bazen bir müzik dinlerken içimizde fırtınalar kopar. Sanat eserleri, kültürel mirasımızın en değerli parçalarıdır ve gelecek nesillere aktarılması gereken önemli köprülerdir. O, sadece estetik bir zevk değil, aynı zamanda insan ruhunu besleyen, ufukları genişleten güçlü bir araçtır.

Çözüm: Paragraf, sanatın insanlık tarihindeki yerinden başlayarak, farklı dallarının insana neler hissettirdiğini ve kültürel miras açısından önemini ele almaktadır. Genel olarak sanatın 'insan ruhunu besleyen, ufukları genişleten güçlü bir araç' olduğu vurgulanarak, insan hayatındaki genel rolü ve değeri üzerinde durulmuştur. Bu nedenle en uygun başlık 'Sanatın İnsan Yaşamındaki Yeri ve Önemi'dir.

5) Dünya hızla değişiyor ve bu değişim, meslekleri de etkiliyor. Bazı meslekler önemini kaybederken, yapay zeka ve otomasyonun yükselişiyle birlikte tamamen yeni meslek dalları ortaya çıkıyor. Gelecekte başarılı olmak isteyen gençlerin, yalnızca bilgi birikimine sahip olmaları yeterli olmayacak. Yaratıcılık, eleştirel düşünme, problem çözme, iş birliği yapma ve uyum sağlayabilme gibi beceriler, artık çok daha değerli hale geliyor. Bu beceriler, '21. Yüzyıl Becerileri' olarak adlandırılmaktadır ve değişen dünyaya ayak uydurmak için kritik öneme sahiptir.

Çözüm: Metinde, değişen dünyada mesleklerin de değiştiği belirtildikten sonra, bu yeni düzende başarılı olabilmek için hangi yetkinliklerin (yaratıcılık, eleştirel düşünme vb.) gerekli olduğu vurgulanmaktadır. Paragrafın amacı, gençlere gelecekteki başarı için nelerin önemli olduğunu göstermektir. Dolayısıyla, metinden çıkarılabilecek en kapsamlı yargı 'Değişen dünyada başarılı olmanın yolları'dır.

6) Okumak, sadece kelimeleri tanımak ve cümleleri anlamak değildir. Okumak, aynı zamanda yeni dünyaların kapısını aralamak, farklı bakış açıları kazanmak ve kendi düşüncelerimizi zenginleştirmektir. İyi bir okuyucu, bir metni pasif bir şekilde tüketmek yerine, onunla aktif bir etkileşim kurar. Metnin altında yatan anlamları araştırır, yazarın vermek istediği mesajı çözümlemeye çalışır ve kendi yaşam deneyimleriyle okuduklarını harmanlar. Böylece okuma eylemi, kişisel gelişimin ve düşünsel derinleşmenin önemli bir aracı haline gelir.

Çözüm: Paragrafta 'Okumak, sadece kelimeleri tanımak ve cümleleri anlamak değildir.' ifadesiyle başlayan ve 'Okumanın, yeni dünyaların kapısını aralamak, farklı bakış açıları kazanmak ve kendi düşüncelerimizi zenginleştirmek' olduğu belirtilen cümleler, okumanın bilgi edinmekten çok daha öte bir anlamı olduğunu vurgular. Diğer seçenekler doğru yargılar olsa da paragrafın en kapsamlı ana düşüncesini ifade etmezler.

7) Siber güvenlik, bilgisayar sistemlerinin, ağların ve verilerin yetkisiz erişim, kullanım, değiştirme veya yok edilme gibi tehditlerden korunması anlamına gelir. Günümüz dijital çağında kişisel bilgilerimizden finansal verilerimize kadar her şey çevrimiçi platformlarda saklanmaktadır. Bu durum, siber saldırganlar için büyük bir cazibe oluşturmaktadır. Siber güvenlik uzmanları, bu saldırıları önlemek ve potansiyel zafiyetleri gidermek için sürekli çalışır. Amaç, dijital ortamda güvenli bir ekosistem yaratmaktır.

Çözüm: Paragraf, 'Siber güvenlik, bilgisayar sistemlerinin... korunması anlamına gelir.' cümlesiyle başlayarak siber güvenliğin ne olduğunu açıklamaktadır. Bu, bir kavramın ne olduğunu, niteliklerini ve kapsamını belirten bir tanımlama biçimidir. Diğer anlatım biçimleri metinde ana unsur olarak kullanılmamıştır.

8) Yenilenebilir enerji kaynakları, güneş, rüzgar, jeotermal gibi doğada kendiliğinden yenilenebilen ve tükenmeyen kaynaklardır. Geleneksel fosil yakıtlara göre birçok avantajı bulunur. Örneğin, güneş enerjisi panelleri ile evlerin elektriği sağlanabilir; rüzgar türbinleri ise elektrik üretiminde önemli bir rol oynar. Bu kaynaklar, çevreye daha az zarar verir, karbon salınımını azaltır ve sürdürülebilir bir gelecek için kritik öneme sahiptir. Fosil yakıtların aksine, yenilenebilir enerji kaynakları gelecek nesillere temiz bir dünya bırakma potansiyeli taşır.

Çözüm: Metin, yenilenebilir enerji kaynaklarını anlatırken 'Güneş enerjisi panelleri ile evlerin elektriği sağlanabilir; rüzgar türbinleri ise elektrik üretiminde önemli bir rol oynar.' gibi ifadelerle örnekler vermiştir. Aynı zamanda 'Geleneksel fosil yakıtlara göre birçok avantajı bulunur.' ve 'Fosil yakıtların aksine...' ifadeleriyle yenilenebilir enerji kaynaklarını fosil yakıtlarla karşılaştırmıştır. Bu nedenle 'Örnekleme ve Karşılaştırma' düşünceyi geliştirme yolları kullanılmıştır.

9) Bilinçli tüketici olmak, sadece cebimizdeki parayı korumak anlamına gelmez. Aynı zamanda çevreyi korumak, adil ticareti desteklemek ve sosyal sorumluluk sahibi bir birey olmak demektir. Ürünleri alırken sadece fiyatına değil, üretim koşullarına, ham maddesine ve çevreye olan etkisine de dikkat etmeliyiz. Kullanmadığımız ürünleri geri dönüştürmek, gereksiz harcamalardan kaçınmak ve enerji tasarrufu yapmak, bilinçli tüketimin temel taşlarıdır. Unutmayalım ki her satın alma kararımız, hem bireysel hem de küresel ölçekte bir etki yaratır.

Çözüm: Paragraf, bilinçli tüketiciliğin sadece bireysel faydaları (para koruma) ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda çevresel ve sosyal sorumluluk boyutları olduğunu vurgulamaktadır. 'Her satın alma kararımız, hem bireysel hem de küresel ölçekte bir etki yaratır.' cümlesi bu vurguyu en net şekilde özetlemektedir. Diğer seçenekler paragrafın birer alt detayı veya destekleyici yargısıdır.

10) Yazar olmak, sadece kelimeleri art arda dizmekten ibaret değildir. Yazar, okuyucunun zihninde yeni kapılar açan, onu düşündüren, sorgulatan bir dünyanın mimarıdır. Bu süreç, derinlemesine gözlem yapmayı, insan doğasını ve toplumu anlamayı gerektirir. Her yazarın kendine özgü bir sesi, bir üslubu vardır. İyi bir yazar, okuyucusunun yüreğine dokunabilmeli, ona yeni ufuklar sunabilmelidir. Eserleri, zamana meydan okuyan, nesiller boyu okunmaya devam eden bir miras bırakır.

Çözüm: Paragraf, bir yazarın sadece kelimelerle değil, aynı zamanda düşünce ve duygu dünyasını inşa eden bir 'mimar' olduğu fikrinden hareketle, iyi bir yazarın sahip olması gereken özelliklere (gözlem, anlama, kendine özgü ses, okuyucuya dokunma) ve yazarın genel misyonuna (yeni ufuklar sunma, miras bırakma) odaklanmaktadır. Dolayısıyla yazarın temel nitelikleri ve amacı üzerinde durulmuştur.

11) Eskiden insanlar, haberleri genellikle gazetelerden, radyodan veya televizyondan takip ederdi. Bilgiye ulaşım biraz daha yavaştı ve kaynaklar sınırlıydı. Günümüzde ise durum çok farklı. İnternet ve sosyal medya sayesinde haberlere anında, dünyanın her yerinden ulaşabiliyoruz. Bu hız, beraberinde bazı riskleri de getiriyor. (I) Özellikle 'yalan haber' olarak bilinen dezenformasyon, bilgi kirliliğine yol açabiliyor. (II) Bu nedenle, okuduğumuz her habere hemen inanmamalı, farklı kaynaklardan teyit etmeliyiz. (III) Eskiden haberler için basılı yayınlar daha çok tercih edilirdi. (IV) Eleştirel okuryazarlık, bu yeni medya ortamında hayati bir beceri haline gelmiştir. (V) Bilginin doğruluğunu sorgulamak, çağımızın en önemli gerekliliklerinden biridir.

Çözüm: Paragrafın ilk bölümü, eski ve yeni haber alma yöntemlerini karşılaştırdıktan sonra, günümüzdeki 'hızlı bilgi akışı'nın getirdiği 'yalan haber' riskine ve buna karşı alınması gereken tedbirlere (eleştirel okuryazarlık, sorgulama) odaklanmaktadır. (III) numaralı cümle olan 'Eskiden haberler için basılı yayınlar daha çok tercih edilirdi.' cümlesi, paragrafın genel akışı içinde bir tekrar niteliği taşımakta ve günümüzdeki 'yalan haber' ve 'eleştirel okuryazarlık' temasına geçişi bozmaktadır. Bu cümle, paragrafın başındaki giriş bölümünde zaten ima edilen bir bilgiyi gereksiz yere tekrarlamaktadır.

12) I. Teknoloji, yaşamın birçok alanında insanlığa büyük kolaylıklar sunsa da bazı dezavantajları da beraberinde getirir. II. Akıllı telefonlar ve internet, insanları bilgiye anında ulaştırırken aynı zamanda dikkat dağınıklığına yol açabilir. III. Özellikle genç nesiller arasında sosyal medya bağımlılığı, gerçek hayattan kopukluk ve yalnızlık gibi sorunlara neden olabilir. IV. Yapay zeka uygulamaları, rutin işleri otomatikleştirerek insan gücüne olan ihtiyacı azaltabilir. (V) Bu durum, işsizlik oranlarının artmasına ve ekonomik dengesizliklere yol açabilir.

Çözüm: Paragraf, teknolojinin dezavantajlarını genel bir çerçevede ele almaktadır. İlk üç cümle (I, II, III) teknolojinin 'sosyal' ve 'bilişsel' dezavantajlarına (dikkat dağınıklığı, bağımlılık, yalnızlık) odaklanmaktadır. Ancak (IV) ve (V) numaralı cümleler, teknolojinin 'ekonomik' dezavantajlarına (işsizlik, ekonomik dengesizlikler) geçiş yapmaktadır. Bu nedenle (IV) numaralı cümle, konuyu farklı bir boyuta taşıyarak paragrafın akışını bozmaktadır. Paragrafı ikiye bölsek, ilk üç cümle 'Teknolojinin sosyal etkileri', son iki cümle ise 'Teknolojinin ekonomik etkileri' başlığı altında toplanabilir.

13) Yapay zeka (YZ) hayatımızın her alanına hızla entegre oluyor. Kimi uzmanlar YZ'nin insanlığın geleceğini olumlu yönde şekillendireceğini, sağlık, eğitim ve çevre gibi alanlarda çığır açacağını savunuyor. Onlara göre YZ, tekrarlayan görevleri üstlenerek insanların daha yaratıcı ve stratejik işlere odaklanmasını sağlayacak. Ancak YZ'nin kontrolsüz gelişimiyle ilgili endişeler de var. Bazı uzmanlar ise YZ'nin etik sorunlara yol açabileceği, işsizliği artırabileceği ve hatta insan karar verme süreçlerini tehlikeye atabileceği konusunda uyarıyorlar. Bu iki zıt görüş, YZ'nin gelecekteki rolü üzerine süregelen tartışmanın bir yansımasıdır.

Çözüm: Paragrafın temel amacı, yapay zeka hakkında iki farklı görüşü ('kimi uzmanlar... savunuyor' ve 'bazı uzmanlar ise... uyarıyorlar') dengeli bir şekilde okuyucuya sunmaktır. Metin, yapay zekanın faydalarını da risklerini de ele alarak konuyu farklı açılardan değerlendirmektedir. Bu nedenle ana düşünce, yapay zeka konusundaki farklı görüşlerin olduğunu belirtmektir.

14) Çevre kirliliği, günümüz dünyasının en büyük sorunlarından biridir. Sanayileşme ve kentleşme ile birlikte hava, su ve toprak kirliliği alarm verici boyutlara ulaşmıştır. Bu durum, sadece doğal yaşamı değil, insan sağlığını da ciddi şekilde tehdit etmektedir. Soluduğumuz hava, içtiğimiz su ve yediğimiz gıdaların kalitesi, doğrudan bu kirlilikten etkilenmektedir. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak, bireysel ve toplumsal düzeyde acil önlemler almamız gerekmektedir. Enerji tasarrufu yapmak, atıkları azaltmak, toplu taşıma kullanmak gibi basit adımlar bile büyük fark yaratabilir.

Çözüm: Paragraf, çevre kirliliğinin tanımını, nedenlerini ve sonuçlarını genel olarak ele aldıktan sonra, esas olarak bu sorunla nasıl mücadele edilebileceğine odaklanmaktadır. 'Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak, bireysel ve toplumsal düzeyde acil önlemler almamız gerekmektedir.' cümlesi ve ardından gelen 'Enerji tasarrufu yapmak, atıkları azaltmak...' gibi örnekler, paragrafın ana mesajının alınması gereken önlemler olduğunu göstermektedir.

15) Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte insanlar, hiç olmadığı kadar çok bilgiye maruz kalmaya başladı. Bu durum, 'bilgi yorgunluğu' adında yeni bir olguya yol açtı. Bilgi yorgunluğu yaşayan kişiler, sürekli yeni bilgi akışına maruz kaldıkları için zihinsel olarak yorulmuş hissederler. Odaklanma güçlüğü çeker, karar vermekte zorlanır ve hatta kendilerini izole etme eğilimi gösterebilirler. Bu durum, bireylerin ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir ve verimliliklerini düşürebilir. Bilgiye erişimin kolaylığı, her zaman daha iyi bir sonuç vermeyebilir; önemli olan, bilgiyi doğru yönetebilme becerisidir.

Çözüm: Metinde 'bilgi yorgunluğu' kavramı açıklanmış ('yeni bir olguya yol açtı', 'zihinsel olarak yorulmuş hissederler') ve bu durumun bireyler üzerindeki etkileri (odaklanma güçlüğü, karar verme zorluğu, izolasyon, ruh sağlığı ve verimlilik düşüşü) detaylandırılmıştır. Diğer seçenekler, paragrafta değinilen konular olsa da, paragrafın ana vurgusu 'bilgi yorgunluğunun tanımı ve bireyler üzerindeki etkileri' üzerinedir.

16) 1. İnsan beyni, karmaşık bir yapıda olup sayısız hücreden oluşur. 2. Bu hücreler, milyarlarca bağlantı kurarak düşüncelerimizi, duygularımızı ve hareketlerimizi kontrol eder. 3. Öğrenme süreci, bu hücreler arasındaki bağlantıların güçlenmesi ve yeni bağlantıların oluşmasıyla gerçekleşir. 4. Örneğin, yeni bir dil öğrenirken beynimizde daha önce var olmayan sinir ağları oluşur veya mevcut olanlar güçlenir. 5. Bu sayede, yaşantımız boyunca sürekli yeni bilgiler edinir ve becerilerimizi geliştiririz.

Çözüm: Paragrafın genelinde, insan beyninin yapısı ve öğrenme sürecindeki rolü açıklanmaktadır. Ancak (4) numaralı cümle 'Örneğin, yeni bir dil öğrenirken...' ifadesiyle, önceki genel açıklamalara somut bir örnek sunmaktadır. Bu cümle, önceki cümlelerdeki soyut bilgiyi daha anlaşılır kılmak için 'örnekleme' düşünceyi geliştirme yolunu kullanmıştır. Diğer cümleler daha çok tanımlama ve açıklama niteliğindedir.

17) (I) Tarih boyunca insanlar, doğadan ilham alarak birçok buluşa imza atmıştır. (II) Kuşların uçuşundan esinlenerek uçaklar, nilüfer yapraklarının su tutmama özelliğinden faydalanılarak su itici yüzeyler geliştirilmiştir. (III) Biyo-taklit adı verilen bu yaklaşım, doğanın milyonlarca yılda geliştirdiği mükemmel tasarımları kopyalama prensibine dayanır. (IV) Günümüzde mühendisler ve bilim insanları, enerji verimliliğinden malzeme bilimine kadar birçok alanda doğanın çözümlerini araştırmaktadır. (V) Ancak teknolojik gelişmeler her zaman doğadan esinlenerek gerçekleşmez, bazen tamamen insan zekasının ürünü de olabilir.

Çözüm: (I) numaralı cümle, paragrafın giriş cümlesidir ve biyo-taklit kavramının ne olduğunu tanımlamak yerine, 'insanların doğadan ilham alarak buluş yaptığı' genel bir tespiti belirtir. Biyo-taklit kavramının tanımı (III) numaralı cümlede 'Biyo-taklit adı verilen bu yaklaşım, doğanın milyonlarca yılda geliştirdiği mükemmel tasarımları kopyalama prensibine dayanır.' şeklinde verilmiştir. Diğer seçenekler doğrudur: (II) örneklendirme yapar, (III) kavramı adlandırır ve tanımlar, (IV) genelleme yapar, (V) paragrafın ana temasından saparak akışı bozar.

18) Küreselleşme, dünyayı ekonomik, kültürel ve siyasi açıdan birbirine daha bağımlı hale getiren bir süreçtir. Bu süreçte sınırlar ortadan kalkar, fikirler ve mallar çok daha hızlı yayılır. Elbette bu durumun hem avantajları hem de dezavantajları bulunmaktadır. Bir yandan farklı kültürler birbirini tanır, yenilikler kolayca paylaşılır ve ekonomik büyüme ivme kazanabilir. Öte yandan ise ulusal kimliklerin erozyona uğraması, yerel ekonomilerin küresel rekabet karşısında zorlanması ve tek tipleşme gibi riskler de ortaya çıkar. Bu karmaşık sürecin iyi yönetilmesi, her ülkenin kendi dinamiklerini koruyarak küresel fırsatlardan yararlanabilmesi için hayati önem taşır.

Çözüm: Paragrafta, küreselleşmenin 'hem avantajları hem de dezavantajları bulunduğu' açıkça belirtilmiştir. Ardından avantajlar (kültürel tanışma, yenilik paylaşımı, ekonomik büyüme) ve dezavantajlar (ulusal kimlik erozyonu, yerel ekonomi zorluğu, tek tipleşme) tek tek sıralanmıştır. Bu durum, küreselleşmenin iki yönlü bir etkiye sahip olduğunu gösterir. Diğer seçenekler, paragrafta sunulan bilgiyi yanlış yorumlamakta veya eksik bırakmaktadır.

19) (I) Zaman yönetimi, modern insanın en temel becerilerinden biri haline gelmiştir. (II) İş ve özel hayat dengesini kurmak, hedeflere ulaşmak ve stresi azaltmak için etkili bir zaman yönetimi şarttır. (III) Zaman yönetimi, bir takvim veya ajanda kullanmakla sınırlı değildir; aynı zamanda öncelikleri belirleme, görevleri planlama ve odaklanma becerilerini de içerir. (IV) Etkili zaman yönetimi teknikleri arasında Pomodoro tekniği, Eisenhower matrisi ve GTD (Getting Things Done) gibi yöntemler bulunur. (V) Bu yöntemler, bireylerin daha verimli olmalarına ve zamanlarını daha anlamlı kullanmalarına yardımcı olur.

Çözüm: V. cümlede, IV. cümlede bahsedilen zaman yönetimi tekniklerinin ('Pomodoro tekniği, Eisenhower matrisi ve GTD') 'bireylerin daha verimli olmalarına ve zamanlarını daha anlamlı kullanmalarına yardımcı olduğu' belirtilmiştir. Bu ifade, tekniklerin olumlu etkilerine değinmektedir. Seçenekte ise 'önceki cümlenin aksine, verilen yöntemlerin olumsuz etkilerinden bahsedilmiştir' denilerek yanlış bir yargıya varılmıştır. Diğer seçenekler ise metinle uyumludur ve doğru çıkarımlardır.

20) Sanatın toplumsal değişimdeki rolü genellikle göz ardı edilir. Oysa sanat, sadece güzel estetik objeler sunan bir alan değildir; aynı zamanda toplumun aynasıdır, vicdanıdır ve dönüşüm katalizörüdür. Bir tiyatro oyunu, bir roman ya da bir resim, bazen en sert siyasi eleştirilerden daha etkili olabilir. Çünkü sanat, doğrudan duygulara hitap eder, kalıplaşmış düşünceleri sarsar ve empati kurmayı sağlar. Sanatçı, eserleriyle toplumdaki sorunlara dikkat çeker, tabuları yıkar ve yeni düşünce tohumları eker. Böylece toplumsal farkındalık oluşur ve değişim için zemin hazırlanır. Bu yönüyle sanat, sessiz bir devrimcidir.

Çözüm: Paragraf, 'Sanatın toplumsal değişimdeki rolü genellikle göz ardı edilir.' cümlesiyle başlayarak, sanatın bu rolünün önemsendiği fikrine karşı çıkmaktadır. Ardından, sanatın toplumsal değişimdeki kritik ve etkili rolünü (toplumun aynası, vicdanı, dönüşüm katalizörü, duygulara hitap etme, düşünceleri sarsma, empati sağlama, farkındalık oluşturma) çeşitli argümanlarla savunmaktadır. Bu nedenle paragrafın ana amacı, 'Sanatın toplumsal değişime katkısının önemsiz olduğu düşüncesi eleştirilmektedir.' yargısıdır. Diğer seçenekler paragraftaki doğru bilgiler olsa da, yazarın asıl eleştirel duruşunu ve amacını tam olarak yansıtmamaktadır.
Skor: 0/0 (0%)

Parçada Anlam

Parçada Anlam konusunda kapsamlı bir anlatım aşağıdadır.

Paylaş:

WhatsApp
Facebook
Twitter

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar