Sınav Soruları, Testler, Çıkmış Sınav Soruları

10. sınıf türk dili ve edebiyatı 10. sınıf türk dili ve edebiyatı Sözcükte Anlam testi ve çözümleri

10. sınıf türk dili ve edebiyatı 10. sınıf türk dili ve edebiyatı Sözcükte Anlam testi ve çözümleri – İnteraktif Test

1) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yüzmek' sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Çözüm: Gerçek anlam, bir sözcüğün akla gelen ilk, temel anlamıdır. 'Yüzmek' sözcüğü temel olarak suda hareket etmeyi ifade eder. 'Deniz kenarında çocuklar saatlerce yüzdü.' cümlesinde bu temel anlamda kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde ise 'borç içinde yüzmek', 'neşe içinde yüzmek', 'düşünceler içinde yüzmek' ifadeleri mecaz anlam taşımaktadır. E seçeneğindeki kumaşın dayanıklılığıyla ilgilidir ve 'yüzmek' sözcüğüyle bir ilgisi yoktur.

2) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'tatlı' sözcüğü mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Çözüm: Mecaz anlam, sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdır. 'Tatlı' sözcüğünün gerçek anlamı, şekerli, şekerce bir tadı olandır. 'Tatlı bir sohbet' ifadesi, sohbetin hoş, keyifli ve samimi olduğunu anlatır ve mecaz anlam taşır. Diğer seçeneklerde 'tatlı kurabiye', 'tatlı meyve', 'tatlı patates' ve 'tatlı yemek' ifadeleri sözcüğün gerçek anlamını korumaktadır.

3) Aşağıdaki sözcük çiftlerinden hangisi 'zıt anlamlı' değildir?

Çözüm: Zıt (karşıt) anlamlı sözcükler, anlamca birbirinin tersi olan sözcüklerdir. 'İnce - Kalın', 'İleri - Geri', 'Uzun - Kısa' ve 'Hızlı - Yavaş' sözcük çiftleri zıt anlamlıdır. Ancak 'Kara - Siyah' sözcükleri eş anlamlıdır, yani aynı anlama gelirler, zıt anlamlı değildirler.

4) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'göz' sözcüğü 'yan anlamıyla' kullanılmıştır?

Çözüm: Yan anlam, bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen kopmadan, genelde benzetme yoluyla kazandığı yeni anlamdır. 'Göz' sözcüğünün gerçek anlamı görme organıdır. 'İpin gözü' ifadesi, ipin halka şeklinde olan kısmını anlatır. Bu kullanım, görme organı olan gözün yuvarlak biçiminden esinlenerek ortaya çıkmış bir yan anlamdır. Diğer seçeneklerde 'gözler' sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır veya sözcük farklıdır.

5) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük 'terim anlamıyla' kullanılmıştır?

Çözüm: Terim anlam, bir bilime, sanata, mesleğe veya spor dalına özgü özel anlam taşıyan sözcüklerdir. 'Penaltı' sözcüğü futbola özgü bir terimdir. 'Bu maçta hakem penaltı kararı verdi.' cümlesinde futbol terimi olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerdeki altı çizili sözcükler genel anlamlarıyla kullanılmıştır.

6) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'somut anlamlı' bir sözcük yoktur?

Çözüm: Somut anlamlı sözcükler, beş duyu organımızdan herhangi biriyle algılayabildiğimiz varlıkları veya kavramları karşılar. Soyut anlamlı sözcükler ise duyu organlarımızla algılayamadığımız, zihinsel veya duygusal kavramları ifade eder. 'Hissettiği mutluluk yüzüne yansımıştı.' cümlesinde 'mutluluk' sözcüğü soyut anlamlıdır. Diğer sözcükler ('çocuk', 'kahkaha', 'kalem', 'defter', 'kuş', 'taş') somut anlamlıdır.

7) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ağır' sözcüğü nicel anlamıyla kullanılmıştır?

Çözüm: Nicel anlam, ölçülebilen, sayılabilen, tartılabilen ve miktarı belirtilebilen durumları ifade eder. Nitel anlam ise varlıkların nasıl olduğunu, özelliklerini belirtir. 'Bu çantayı taşımak benim için çok ağır.' cümlesinde 'ağır' sözcüğü, çantanın ağırlığını, yani ölçülebilir bir özelliğini ifade eder. Bu nedenle nicel anlamlıdır. Diğer seçeneklerde 'ağır ameliyat', 'ağır adımlar', 'ağır sözler', 'ağır suçlama' ifadelerindeki 'ağır' sözcüğü nitel anlam taşır (yoğun, yavaş, kırıcı, ciddi gibi).

8) 'Bitki' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'özel anlamıyla' kullanılmıştır?

Çözüm: Genel anlam, aynı türden varlıkların tamamını veya bir kısmını kapsayan sözcüklere verilen addır. Özel anlam ise yalnızca bir tek varlığı veya tek bir kavramı ifade eder. 'Gül, benim en sevdiğim bitkidir.' cümlesinde 'bitki' sözcüğü 'gül' gibi özel bir varlığın yerine kullanıldığı için özel anlamlıdır. Diğer cümlelerde 'bitki' sözcüğü genel anlamda, yani türün tamamını kapsayacak şekilde kullanılmıştır.

9) 'Ona göre bu mesele de kısa sürede çözülecek, işler rayına girecekti.' cümlesindeki 'rayına girmek' söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

Çözüm: 'Rayına girmek' deyimi, karışık veya olumsuz bir durumun düzelmesi, normal seyrine dönmesi, yoluna girmesi anlamında kullanılır. Bu nedenle doğru cevap 'İşlerin yoluna girmesi, düzene girmesi' seçeneğidir.

10) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'düşmek' sözcüğü 'bir görevi, bir yeri kaybetmek' anlamında kullanılmıştır?

Çözüm: 'Düşmek' sözcüğü birden fazla anlama gelebilen çok anlamlı bir sözcüktür. 'Takımın forveti sakatlanınca ilk 11'den düştü.' cümlesinde, oyuncunun kadrodaki yerini, görevini kaybettiği anlamında kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde ise 'yere düşmek' (gerçek anlam), 'fiyat düşmek' (azalmak), 'ışık düşmek' (yansımak), 'şüphe düşmek' (oluşmak) gibi farklı anlamlar taşımaktadır.

11) Yazar, son romanında insan ruhunun derinliklerine inerek okuyucuyu adeta bir yolculuğa çıkarıyor. Gerçekle hayali iç içe geçiren anlatımıyla okuyucuyu ---- bir dünyanın kapılarını aralıyor. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilemez?

Çözüm: Parçadaki anlatım 'insan ruhunun derinlikleri', 'gerçekle hayalin iç içe geçmesi', 'yolculuk' gibi ifadelerle mistik, bilinmedik, hayal gücüne dayalı bir dünyayı çağrıştırıyor. Bu tür bir dünyaya 'büyülü', 'esrarengiz', 'fantastik' veya 'olağanüstü' sözcükleri uyum sağlar. Ancak 'somut' sözcüğü, beş duyuyla algılanabilen, elle tutulur, gözle görülür anlamında olduğu için bu hayali ve soyut dünyaya uygun düşmez, tam tersi bir anlam ifade eder.

12) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük 'sadece kendine özgü özellikleri olan' anlamında kullanılmıştır?

Çözüm: 'Kendine has' ifadesi, bir şeyin veya bir kimsenin yalnızca kendisine özgü, başkasına benzemeyen özelliklere sahip olması anlamında kullanılır. 'Bu bölgenin kendine has bir şivesi vardır.' cümlesindeki 'kendine has' söz öbeği bu anlamı taşır. Diğer seçeneklerde 'kendine' kelimesi farklı bağlamlarda kullanılarak 'öz güven', 'tek başına', 'kendi çapında' (büyüklük/önem bakımından) veya 'ait olma' gibi anlamlar katmıştır.

13) 'Uzun uzun konuşmaların, tartışmaların ardından nihayet bir anlaşmaya varabildiler. Herkes kendi görüşünü savundu, ama sonunda ortak bir noktada buluştular.' Bu parçadaki altı çizili sözcük grubuyla anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Çözüm: 'Ortak bir noktada buluşmak' deyimi, farklı görüşlere sahip kişilerin tartışma, pazarlık veya müzakereler sonucunda uzlaşmaya varması, aynı fikirde birleşmesi veya karşılıklı tavizlerle bir sonuca ulaşması anlamına gelir. Bu nedenle 'Bir konuda aynı fikirde olmak' en uygun ifadedir.

14) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'açmak' sözcüğü 'bir şeyi kullanılabilir duruma getirmek, faaliyete geçirmek' anlamında kullanılmıştır?

Çözüm: 'Açmak' sözcüğü çok anlamlı bir fiildir. 'Yeni bir mağaza açmak' ifadesindeki 'açmak', bir iş yerini faaliyete geçirmek, hizmete sunmak anlamındadır. Bu da 'bir şeyi kullanılabilir duruma getirmek, faaliyete geçirmek' anlamına uyar. Diğer seçeneklerde ise 'pencereyi açmak' (kapalı durumu sonlandırmak), 'kitabın kapağını açmak' (kapalı bir şeyi aralamak), 'konuyu açmak' (bahsetmek), 'çiçek açmak' (filizlenmek, serpilmek) gibi farklı anlamlarda kullanılmıştır.

15) Türkçede bazı kelimeler, sesleri taklit yoluyla oluşur ve bunlara 'yansıma sözcük' denir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir 'yansıma sözcük' bulunmaktadır?

Çözüm: Yansıma sözcükler, doğadaki seslerin taklit edilmesiyle oluşur. 'Çatır çatır' kelimesi, kırılma sesini taklit eden bir yansıma sözcüktür. Diğer seçeneklerdeki 'gürültü' ve 'hışırtı' da yansıma sözcüklerdir ancak soruda cümlenin tamamında bir yansıma sözcük sorulduğu için ve 'çatır çatır' doğrudan ses taklidini yaptığı için bu cevap daha uygun. 'Kuçu kuçu' bir seslenme sözcüğü olup yansıma değildir. 'Gürültü' ve 'hışırtı' ise yansımadan türemiş kelimelerdir. Ancak 'çatır çatır' doğrudan yansıma ikilemesidir.

16) 'Sanatçı, eserlerinde her zaman toplumsal gerçekliği derinlemesine işlemeyi tercih etmiştir. Onun fırçasından çıkan her tablo, dönemin sosyal yapısını ve insanlarının yaşam mücadelesini gözler önüne serer.' Bu parçadaki altı çizili 'işlemeyi' sözcüğünün yerine aşağıdaki kelimelerden hangisi getirilemez?

Çözüm: 'Derinlemesine işlemeyi tercih etmiştir' ifadesi, bir konuyu ayrıntılı olarak ele almak, incelemek, yorumlamak, yansıtmak, betimlemek anlamlarına gelir. Bu anlamlara 'ele almayı', 'yansıtmayı', 'yorumlamayı' ve 'betimlemeyi' sözcükleri uyum sağlar. Ancak 'oluşturmayı' sözcüğü, var olmayan bir şeyi meydana getirmek, yaratmak anlamındadır ve metnin bağlamına uygun düşmez. Sanatçı var olan gerçekliği işler, onu yeniden oluşturmaz.

17) I. Bu köprünün ayakları oldukça sağlam yapılmış. II. Ayakları ağrıdığı için uzun süre ayakta duramadı. III. Masanın bir ayağı kırılınca denge bozuldu. IV. Şiirde kafiyelerin dizelerin ayağında olması beklenir. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerde 'ayak' sözcüğü kaç farklı anlamda kullanılmıştır?

Çözüm: Cümlelerdeki 'ayak' sözcüklerinin anlamlarını inceleyelim: I. 'Köprünün ayakları': Destek, taşıyıcı bölüm anlamında (yan anlam). II. 'Ayakları ağrıdığı için': İnsan vücudundaki organ anlamında (gerçek anlam). III. 'Masanın bir ayağı': Eşyanın yere değen destek bölümü anlamında (yan anlam). IV. 'Dizelerin ayağında': Şiirde mısra sonu, kafiyeli bölüm anlamında (terim anlam). Bu durumda, 'köprünün ayağı' ve 'masanın ayağı' aynı yan anlamda kabul edilebilir. Ancak MEB kazanımlarında genellikle bu tür kullanımlar farklı bağlamlarda 'yan anlam' başlığı altında ayrı ayrı ele alınabilir. Fakat daha kesin bir ayrım yaparsak: Köprü ayağı (yapısal destek), Masa ayağı (eşya desteği), İnsan ayağı (organ), Dizelerin ayağı (edebiyat terimi). Eğer köprünün ve masanın ayağını benzer bir 'destekleyici uzantı' olarak kabul edersek 3 farklı anlam çıkar: Organ (gerçek), Destekleyici uzantı (yan), Terim (terim). Ancak MEB sınavları bazen 'yan anlam'ın farklı tezahürlerini de farklı anlam sayar. Örneğin: Kapının kolu, insanın kolu gibi. Bu durumda 'ayak' sözcüğünün kullanıldığı bağlamlara bakalım: 1. Köprü ayağı: Yapısal destek (yan anlam). 2. İnsan ayağı: Vücut organı (gerçek anlam). 3. Masanın ayağı: Mobilyanın destek parçası (yan anlam, ama 1'den farklı bir varlığın uzantısı). 4. Dizelerin ayağı: Şiirde mısra sonu (terim anlam). Resmi olarak, 'ayak' sözcüğünün köprü, masa gibi cansız varlıklardaki destekleyici parçalarını genellikle aynı 'yan anlam' kategorisine dahil ederiz. Ancak buradaki farklı nesneler için kullanımı, 7-8. sınıf seviyesinde 'çok anlamlılık' kapsamında ayrı ayrı anlamlar olarak da yorumlanabilir. Daha kesin bir cevap için 3 farklı anlam olduğunu düşünelim: (1) Organ, (2) Cansız varlıkların destekleyici parçası (burada köprü ve masa için aynı kabul edilebilir), (3) Şiir terimi. Yani 3 farklı anlam. Ancak LGS/YKS tarzı sorularda 'kaç farklı anlamda' dendiğinde, benzer yan anlamlar bile farklı kullanım olarak sayılabilir. Örneğin 'kırmak' fiili 'kalp kırmak' ile 'odun kırmak' farklı anlamlar taşır. Bu durumda: 1. Vücut organı (gerçek) -> İnsanın ayağı 2. Cansız bir yapının destek kısmı (yan) -> Köprünün ayakları 3. Bir eşyanın destekleyici uzantısı (yan) -> Masanın ayağı 4. Şiirde mısra sonu (terim) Bu durumda 4 farklı anlam vardır. Özellikle 7-8. sınıf LGS tarzı sorularda bu ayrım daha ince yapılabilir. Her bir 'ayak' kullanımının kendine özgü bir çağrışımı ve bağlamı olduğu düşünülerek 4 farklı anlam olduğu kabul edilir.

18) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'küçük' sözcüğü 'önemsiz, değersiz' anlamında kullanılmıştır?

Çözüm: 'Küçük' sözcüğü, boyut veya yaş gibi gerçek anlamlarının yanı sıra farklı mecaz anlamlarda da kullanılabilir. 'Küçük bir hata yüzünden tüm proje iptal oldu.' cümlesinde 'küçük' sözcüğü, hatanın boyutuyla değil, yol açtığı olumsuz sonuca göre 'önemsiz' veya 'değersiz' sayılabilecek, ancak büyük sonuçlar doğuran bir hata anlamında kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde 'küçük ev', 'küçük bahçe' boyut; 'küçük çocuk' yaş; 'küçük su' miktar anlamındadır.

19) Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangisi, ait olduğu cümlenin anlam bütünlüğünü bozmaktadır?

Çözüm: Cümledeki 'kardeşimin yeni ayakkabıları çok eskimiş' ifadesinde 'yeni' ve 'eskimiş' sözcükleri anlamca birbirine zıttır ve aynı varlık için kullanıldıklarında bir çelişki oluşturur. Ayakkabılar hem 'yeni' hem de 'eskimiş' olamaz, bu durum cümlenin anlam bütünlüğünü bozar. Diğer seçeneklerde altı çizili sözcükler cümlenin anlamını güçlendirmekte veya doğru şekilde tamamlamaktadır.

20) I. Ağaçları budayıp bahçeyi derleyip topladı. II. Soru çözmek için tüm ipuçlarını derleyip bir araya getirdi. III. Uzun zamandır görmediği arkadaşlarıyla hasret giderdi. IV. Eskiden gazeteler her sabah kapıya derlenip bırakılırdı. Yukarıdaki cümlelerde 'derlemek' sözcüğü kaç farklı anlamda kullanılmıştır?

Çözüm: Cümlelerdeki 'derlemek' sözcüğünün anlamlarına bakalım: I. 'bahçeyi derleyip topladı': Toparlamak, düzenlemek, toparlamak anlamında. II. 'ipuçlarını derleyip bir araya getirdi': Farklı yerlerden toplamak, bir araya getirmek anlamında. IV. 'gazeteler derlenip bırakılırdı': Belirli bir yerden toplanıp bir araya getirilmek anlamında. 'Derlemek' sözcüğü I. cümlede 'düzenlemek', II. ve IV. cümlelerde ise 'toplayıp bir araya getirmek' anlamlarında kullanılmıştır. İkinci ve dördüncü cümlelerdeki kullanım birbirine oldukça yakın anlamlar taşır, 'farklı yerlerden toplamak' ve 'belli bir yere toplamak'. Bu durumda 'derlemek' sözcüğü temelde iki farklı anlamda (düzenlemek ve toplamak/bir araya getirmek) kullanılmıştır. Ancak soruda kaç farklı anlamda kullanıldığı sorulduğu için ve II ile IV arasındaki nüans çok ince olduğu için genel olarak 'toplamak/bir araya getirmek' şeklinde tek anlamda kabul edilebilir. Eğer çok farklı yorumlanacak olsa, iki farklı anlamda kullanılmıştır diyebiliriz. MEB LGS/YKS tarzı sorularda 'derlemek' fiilinin 'düzenlemek' ve 'toplamak' anlamları farklı kabul edilir. 1. **I. Ağaçları budayıp bahçeyi derleyip topladı.** -> Düzenlemek, toparlamak, intizam vermek. 2. **II. Soru çözmek için tüm ipuçlarını derleyip bir araya getirdi.** -> Farklı kaynaklardan toplamak, birleştirmek. 3. **IV. Eskiden gazeteler her sabah kapıya derlenip bırakılırdı.** -> Belli bir yerden toplayıp götürmek, teslim etmek için toplamak. Aslında I. cümlede 'toplamak' ve 'düzenlemek' bir arada kullanılmış. II. ve IV. cümlelerde ise 'bir araya getirme, toplama' anlamı ağır basıyor. Ancak II ve IV arasındaki fark oldukça ince. IV. cümlede bir 'nakletme' veya 'dağıtım' öncesi toplama varken, II. cümlede bir 'analiz' veya 'bütünleştirme' için toplama var. MEB kazanımlarında 'çok anlamlılık' genellikle belirgin anlam farklılıklarını işaret eder. I. cümlede 'düzenlemek' anlamı baskınken, II. ve IV. cümlelerde 'toplamak/bir araya getirmek' anlamı baskındır. II ve IV'ü aynı anlamda kabul edersek 2 farklı anlam vardır (düzenlemek ve toplamak). Seçeneklerde '1' ve '3' de var. Eğer sadece 'toplamak' ana başlığı altında kabul edersek II ve IV aynı, I farklıdır deriz. Ancak soruda 'kaç farklı anlamda' soruluyor ve 'derlemek' sözcüğü için genellikle 'toplamak, bir araya getirmek' anlamı temeldir. I. cümlede 'derleyip toplamak' bir ikileme gibi kullanılarak 'düzenlemek' anlamını pekiştirir. Ancak 'derlemek'in tek başına 'düzenlemek' anlamı oldukça zayıftır, asıl anlamı 'farklı yerlerden bir araya getirmek'tir. Bu durumda, bahçeyi 'derleyip toplamak' da aslında dağınık şeyleri bir araya getirip düzenlemektir. İpuçlarını 'derlemek' de bir araya getirmektir. Gazeteleri 'derlemek' de bir araya getirmektir. Bu bağlamda, her üç cümlede de 'dağınık olanı bir araya getirmek, toplamak' ana anlamı etrafında kullanıldığını söylemek mümkündür. Yani temelde tek bir anlamda kullanılmıştır diyebiliriz. Eğer 'derleyip toplamak' deyimsel bir ifade olarak kabul edilirse de ana fiil olan 'derlemek'in 'toplamak' anlamı öne çıkar. Bu tür sorularda en temel anlama inmek önemlidir. Dolayısıyla, tüm kullanımlar 'bir araya getirmek, toplamak' ana fikri etrafında olduğu için tek bir anlamda kullanılmıştır. (Öğrencinin kafasını karıştırmamak adına.)
Skor: 0/0 (0%)

Sözcükte Anlam

Sözcükte Anlam konusunda kapsamlı bir anlatım aşağıdadır.

Paylaş:

WhatsApp
Facebook
Twitter

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar